Başarı Hikayesi
Floorwise telefon ve Excel ile fiyat veriyordu. Acenteler artık kendi hesabını açıyor ve teklif, müşteri hâlâ işin başındayken dönüyor.

Floorwise, Yeni Zelanda'da ticari ve konut zemin kaplama tedarik ediyor. Fiyatlandırma telefon ve bir Excel dosyası üzerinden yürüyordu, yani müşteri rakam için günlerce bekliyor, acente de ofisi aramadan cevap veremiyordu. Kendi başlarına işletebilecekleri bir teklif sistemi kurduk. Acenteler kendi hesabını açıyor, tek form fiyatın bağlı olduğu şeyleri soruyor ve teklif kimse aranmadan çıkıyor. İş 180 iş günü sürdü, imzalanan kapsam belgesinden sayılarak.
Biri zeminin kaça mal olacağını soruyor. Cevap, fiyatı veren kişinin sırasına giriyor ve müşteri bekliyor. Teklif eline ulaştığında aynı soruyu çoktan iki tedarikçiye daha sormuş oluyor.
Zemin kaplamanın fiyatı metrekareye, ürüne, firece ve yalnızca on yıldır o işte olanın hatırladığı birkaç kurala bağlı. Bunlar bir tabloda durunca tablo tek nüsha oluyor, o kişi de dar boğaz.
Müşterinin karşısındaki acente, ofisi aramadan fiyat veremiyor. O telefon mesai saatinde ve başkasının işinin ortasında çalıyor, müşterinin sorduğu her seçenek için de yeniden çalıyor.
Fiyatlandırma sistemde değil insanlarda durduğunda, iki kişi aynı soruya farklı cevap verebiliyor ve ikisi de iyi niyetle davranmış oluyor. Bunu da ancak sonradan fark ediyorsunuz.
Ofisin tek tek kullanıcı tanımlaması yerine acente kendi kaydını yapıp çalışmaya başlıyor. Ofis kimin onaylandığına karar veriyor, kimin listeye yazıldığına değil.
Form, fiyatın gerçekten bağlı olduğu soruları, mekânda duran birinin cevaplayacağı sırayla soruyor. Sonradan dönüp baştan istenmesi gereken bir ölçü sorulmuyor.
Eskiden bir tabloda ve birinin aklında duran kurallar artık yazılımın içinde. Teklifin sıraya girmek yerine anında çıkmasını sağlayan şey bu.
Bir firmanın üzerinden fiyat verdiği tablo, o firmanın gerçekte nasıl çalıştığının en net tarifi. İstisnalar da içinde. Tasarım oradan başlıyor.
İşin çoğu, fiyat kurallarını insanlardan çıkarıp eksiksiz anlatmak. Kuralları hep bilen bir firma onları baştan sona söylemek zorunda hiç kalmamış oluyor.
Sorular, mekânda duran birinin cevaplayacağı sırayla diziliyor. Böylece eksik bir ölçü için teklif geri dönmüyor.
Acenteler kendi kaydını yapıyor, ofis onaylıyor. Kimin neyi göreceği yayından sonra değil kapsamda belirleniyor.
180 iş günü, imzalanan belgeden sayılarak. Fiyat kurallarına bakılmadan önce verilmiş bir söz değil.
Fiyatlar değişiyor. Kimin, nereden değiştirebileceği ilk ihtiyaç doğduğunda keşfedilmiyor, teslim anında kararlaştırılıyor.
Teklif, müşteri işi hâlâ düşünürken dönüyor. Başkasına sorduktan sonra değil.
Acente rakamı bulunduğu yerde alıyor, mesai dışında da. İkinci bir seçeneği fiyatlandırmak için yeni bir telefon açması gerekmiyor.
Aynı girdiler aynı teklifi çıkarıyor. Bu tutarlılık, kuralların insanlardan sisteme taşınmasının yan etkisi ve genelde kimsenin istemediği, herkesin fark ettiği kısım.
Kurallar yazılımda yazılı olunca bir izin ya da bir ayrılık, teklif sırası için sorun olmaktan çıkıyor.
Yukarıdaki maddeler sistemin ne yaptığını anlatıyor. Müşterinin işiyle ilgili rakamları, müşteri mutabık kalmadıkça yayımlamıyoruz.
Olabilir, bu iş de zaten öyle çalışıyor. Acenteler kendi kaydını yapıyor, ofis kimin onaylanacağına karar veriyor. Kimin neyi göreceği ve kimin onay verebileceği kapsamın parçası, sonradan konuşulan bir şey değil.
Genelde girer. İşin zor kısmı hesap değil, kuralları insanlardan çıkarıp eksiksiz yazmak. Çoğu firma o kuralları hep bildiği için hiç baştan sona anlatmak zorunda kalmamıştır. O konuşma kapsam belgesinin parçası.
Oradan başlıyoruz. Bir firmanın yıllardır üzerinden fiyat verdiği tablo, o firmanın gerçekte nasıl fiyatlandırdığının en net tarifi. İstisnalar da içinde olduğu için tasarıma başlamadan önce onu okuyoruz.
Çalışıyoruz, işimizin büyük kısmı zaten yurt dışı. Floorwise Yeni Zelanda'da. Görüşmeler, belgeler ve kodun içindeki açıklamalar İngilizce ilerliyor, saat farkı varsa ortak çalışma saatlerini baştan belirliyoruz.
O sistemlerin neye izin verdiğine bağlı. Neyin mümkün olduğunu teklif vermeden önce kontrol ediyoruz, çünkü sonradan kapalı çıkan bir bağlantı hem kapsamı hem fiyatı değiştiriyor.
Tarihi kapsam belgesi veriyor ve o belge işin ne olduğunu gördükten sonra yazılıyor. O tarihi oynatan şey genelde yazılım değil. İçerik, kullanıcı girişleri ve onayların sizden ne kadar hızlı dönmesi oynatıyor, o yüzden kimin neyden sorumlu olduğunu baştan belirliyoruz.
Fiyat listesi yok, çünkü rakamı kapsam belirliyor. Kaç ekran olduğu, kimin giriş yaptığı, hangi sistemlerle konuşacağı ve içeriği kimin güncelleyeceği rakamı oynatıyor. İlk görüşme ve teknik incelemeden sonra fiyatın ve sürenin yazdığı bir belge alıyorsunuz, imzadan önce onu okuyorsunuz.
Kaynak kodu sizin. Yazılımın mülkiyeti, geliştirme tamamlanıp ödeme eksiksiz yapıldığında sözleşme şartları çerçevesinde size geçiyor. O şartlar ve gizlilik maddeleri, geliştirme başlamadan önce imzalanan sözleşmede yazıyor.
Üzerinden fiyat verdiğiniz tabloyu bize gönderin. Önce onu okuyup neyin yazılıma taşınabileceğini, neyin taşınamayacağını söylüyoruz. Fiyat konuşulmadan önce.
Aynı iş günü içinde dönüş yapıyoruz